Adres
  • Ordu Bulvarı Cad. No:22/1A
    Genelioğlu Apt Afyonkarahisar

Gebeliğe Dair Her Şey

NST (Non Stress Test)

Tipik olarak anne karnındaki bebeğin hareketleri fetal kalp atım hızında geçici bir artışı beraberinde getirir. Bu olay non stress test yani NST’nin temelini oluşturur.Normalde bebeğin kalp atım hızı sabit değildir. Saniyeler içersinde değişim gösterir. Buna atım variabilitesi adı verilir. Bu variabilitenin kaybı bebeğin oksijen seviyesinin kalp atım hızını düzenleyen merkezi sinir sitemi kısmının içindeki hücrelerde fonksiyon kaybına neden olabilecek düzeyin altına düştüğünü gösterir. Bu durum fetusun strese olan direncinin en alt seviyede olduğunun belirtisidir.

Teknik
NST’de amaç bebeğin hareketleri ile birlikte kalp atım hızındaki artışın saptanmasıdır. Bebeğin uykuda olması veya Gebeliğin yaşı gibi faktörler bu cevabı etkiler. Bu nedenle 28 haftadan küçük Gebelere NST yapılmaz. Test en iyi sonucu vermesi için yemekten 2 saat sonra yapılmalıdır. Annenin karnına 2 adet prob bağlanır. Bunlardan biri rahim sertliğini saptarken diğeri ise kalp atım hızını kağıt üzerine yazar.Bu arada annenin eline verilen bir buton bulunur ve bebek her hareket ettğinde anne bu butona basr. Bu test yapılırken anne yine 2 saat süreyle fiziksel aktivitede bulunmaış ve sigara içmemiş olmalıdır.

Yorumlanması
Test genelde 20 dakika sürer. Bu 20 dakikalık süre içinde en az 15 saniye süren ve dakikada 15 atımlık bir artış bulunan en az 2 adet hızlanma varsa test reaktif olarak kabul edilir. Reaktif NST bebeğin 1 hafta daha anne karnında güvende olacağını gösterir. Eğer istenilen türde artışlar olmaz ise test 40 dakikaya uzatılır. Bu sürenin sonunda hala daha kalp hızlanması saptanmaz ise veya kalp hızında düşüşler saptanırsa test non-reaktif olarak değerlendirilir. Eğer test süresince fetus hiç hareket etmez ise bu kez yetersiz olarak yorumlanır. Bu durumda fetus uykuda olabilir ya da anne adayı aç olabilir. Bir süre bekledikten ve/veya anne adayına yemek yedirdikten sonra test tekrarlanır.

Yapıldığı durumlar
NST fetal iyilik halinin değerlendirilmesinde her durumda kullanılan anne ve babeğe zarar vermeyen güvenilir ve ağrısız bir yöntemdir.Bunun dışında bazı riskli Gebeliklerde Gebelik yaşı belirli bir zamana geldikten sonra düzenli olarak yapılmalıdır. NST’nin ne zaman yapılmaya başlanacağına karar verirken bebeğin anne karnında ölüm riski baz olarak alınmalı ve tıbbi tedavinin mi yoksa Gebeliğin sonlandırılmasının mı bebeğe daha fazla yaşam şansı vereceği kararlaştırılmalıdır. NST’nin rutin olarak uygulanmasının fayda getireceği durumlar şu şekilde sırlanabilir.

  • Diabet
  • Gün aşımı
  • Hipertansiyon
  • Gelişme geriliği
  • Ölü doğum öyküsü
  • Anemi
  • Fetal hareketlerde azalma
  • Kalp hastalıkları
  • Erken doğum tehdidi
  • Zarların erken açılması
  • Anne karnında ölümle sonuçlanabilen diğer durumlar

Yapılmasının sakıncalı olduğu durum YOKTUR

Önemli noktalar
NST eğer reaktif ise ve diabet, gelişme geriliği gibi bebeğin anne karnında aniden kaybedilebileceği durumlar söz konusu değil ise test 7 gün sonra tekrarlanır. 15 saniye veya daha fazla süren kalp atım hızında azalmalar genelde bebeğin suyunun azalması ve kordonun sıkışması ile ilgilidir ve çoğu zaman acil sezaryen gerektirir.Normalde anne karnındaki bebeğin kalp atım hızı yani nabzı 120-160 atım/dakikadır. Bebeğin nabzının 90 dan az olduğu durumlarda fetusun akciğer gelişimi tamam ise acil sezaryen gereklidir.

Hatalı negatif
NST’de hatalı negatif oranı %1’den azdır. Hatalı negatifden kastedilen reaktif test sonrası 1 hafta içinde bebeğin kaybedilmesidir. Reaktif NST sonrası bir hafta içindeki fetal ölümlerin %60’ı önlnemeyen nedenlerden dolayı gerçekleşmektedir. En sık sebepler kordon sıkışması, plasentanın ayrılması, annenin metabolik ya da fizyolojik durumunda ani değişiklikler, sigara kullanımı gibi nedenlerdir. NST aslında fetal tehlike varlığından çok yokluğunu tespit etmeye yarayan bir tekniktir.

 

Fetal yaş ve NST

32-34 haftalar arası NST’nin güvenilirliği kanıtlanmış olmasına rağmen 32. hafta öncesi güvenilirlik şüphelidir. 28-32. haftalar arasında test nonreaktif çıkar ise diğer bazı yöntemler ile bebeğin yeniden değerlendirilmesi önerilir.

 

Kontraksiyon stres test

Anne karınında gelişmekte olan fetusda kısa süreli oksijen ve besin yetmezliğine karşı bir çeşit rezerv vardır. Bebek stres anında bu rezervi devreye sokar. Plasenta yetmezliğinin kronikleştiği durumlarda bu rezerv bebeğin hayatını kurtarır. Fetusun sadece normal durumunu değerlendiren testler bu rezerv hakkında bilgi vermediğinden bebeği oksijen miktarını azaltarak strese sokmak yolu gündeme gelir. Eski dönemlerde bu amaca ulaşmak için anneye düşük konsantrasyonlu oksijen solutmak ya da egzersiz yaptırmak gibi yöntemler uygulanmaktaydı. Gelişen bilim sayesinde, doğum eylemi esnasında rahim kasılmaları ile birlikte rahim içi basıncın belirli bir düzeyin üstüne çıkması ile de bebeğe giden oksijen miktarında bir azalma olduğu saptandı.

Gerçekten de yeterli güçte ve uzunlukta rahim kasılmaları fetusa giden kan akımında geçici bir azalmaya neden olur. İyi durumdaki bir fetus bu durumu çok rahat tolere edebilirken sınırda bir fetus hipoksiye yani kanda oksijen miktarında düşüşe girer. Böyle bir durum söz konusu olduğunda bebeğin kalp atım hızında bir azalma meydana gelir. İşte CSTnin temeli kalp atım hızıdaki bu azalmayı tespit etmektir.

Plasenta yetmezliği yapan nedenler arasında annede astım, kalp hastalıkları, bebekte ya da annede kansızlık, sigara kullanımı gibi faktörler yer alır.

Teknik
CST’de anne yarı oturur pozisyonda yatarken karnına tokografi cihazı bağlanır. Bu cihaz hem rhim kasılmalarını hem de bebeğin kalp atım hızlarını ölçerek bir kağıt üzerine yazdırır. Eğer şans eseri 10 dakika içinde en az 3 rahim kasılması saptanır ise test sona erdirilir ve yorumlanır. Eğer kasılma olmaz ise istenilen miktarda ve şiddette kasılmalar elde edilene kadar suni sancı verilir. Kasılmaları başlatmak amacı ile damardan ilaç vermek yerine annenin meme başını uyarması yoluna da gidilebilir.

 

Yapıldığı durumlar
CST son zamanlarda fazla kullanılmamakta eğer bebek streste ise direk sezaryene alınmakatdır.Ancak yine de CST doğum eylemi başladıktan sonra kullanılmakta ve eğer bebeğin sıkıntıda olduğu fark edilir ise hhemen sezaryene alınmaktadır.
CST şu durumlarda bebeğin normal doğumu tolere edip edemeyeceğini sınamak için kullanılabilir.:

  • Preeklempsi
  • Kronik hipertansiyon
  • Diabet
  • Gün aşımı
  • Gelişme geriliği
  • Bebeğin suyunun azalması
  • Kan uyuşmazlığı
  • Annede kansızlık
  • Daha önceden nedeni bilinmeyen ölü doğum
  • Bebeğin dışkısını yapması
  • Annede tiroid hormaon fazlalaığı

Yapılmaması gereken durumlar
CST bazı halerde kesinlikle yapılmmalıdır. Bunlar:

  • Erken doğum tehlikesi
  • Plasenta previa
  • Bebeğin suyunun fazla olması
  • Çoğul Gebelikler
  • Zarların erken açılması
  • Annede rahim ağzında yetmezlik nedeni ile dikiş atılmış olması
  • Geçirilmiş sezaryen

Yorumlanması
Rahim kasılmaları başladıktan sonra fetal kalp hızında sabit ve ısrarcı azalmaların olması pozitif olarak değerlendirilir. Bu durumda fetus tehlikede olabilir.Normal doğum bebek için tehlike yaratabilir. Bu kalp hızı azalmalarının olmaması ise negatif olarak isimlendirilir ve bebeğin yaklaşık 1 hafta daha içeride sağlıklı olarak kalabileceğini ya da eylem başlamış ise normal doğumu tolere edebileceğini gösterir. Eğer her kasılmada değil ama bazılarında azalma varsa bu defa şüpheli olarak değerlendirilir ve 24 sat sonra test yinelenir. Eğer kasılmalar 2 dakikada bir ya da daha sık oluyor ise veya 90 saniyeden daha uzun sürüyor ise bu durumda bebek tehlikede olmasa bile kalp hızında azalmalar olabilir ve bu durumda test pozitif olarak değerlendirilmez. Eğer rahim kasılmlarından bağımsız olarak kalp hızında azalmalar olur ise test şüpheli kabul edilir.

Güvenilirlik
CST’nin amacı fetal ölümü önlemektir. Bu açıdan bakıldığında CST oldukça başarılı bir testtir.

 

Fetal iyilik halinin değerlendirilmesi

Fetusun anne karnındayken yaptığı bazı hareketlerin ve değişik uyarılara verdiği cevapların değerlendirilerek fetusun anne karnında güvende olup olmadığını anlamaya yarayan testlerdir.

Fetal Biofizik Aktiviteler
Bebek anne karnında bazı istemli ve istemsiz hareketlerde bulunur. Bunlara biofizik aktiviteler adı verilir. Biofizik aktiviteler 6 kategoride toplanır.

  • Fetal tonus, göğüs kafesi ve gövde hareketi gibi genel aktiviteler.
  • Emme, yutma, idrar yapma ve refleks gibi spesifik aktiviteler
  • Göz kapatarak uyuma
  • Kalp atımı
  • Göbek kordonu damarlarında atım
  • İstemli hareketler ve bazı uyarılara cevap verme

 

Kademeli Hipoksi modeli
Fetal gelişim esnasında ilk faal hale gelen aktiviteler oksijensizlikten en son etkilenir. Buna kademali hipoksi modeli adı verilir. İlk aktive olan bölge merkezi sinir siteminde tonusu yani kasların normal sertliğini ayarlayan bölge olduğundan oksijen yetmezliği durumunda en son kaybolacak aktivitedir. Benzer şekilde en son gelişen fetal kalp aktivitesi de ilk etkilenen parametre olacaktır.Fetal tonusun yok olduğu durumlarda bebeğin kaybedilme riski çok yüksektir. Burada etkili mekanizma oksijen yetmezliği sonucu fetusun kanının pH’ında değişim olması ve asit ortaya çıkmasıdır.Bu tabloya asidoz adı verilir.Normalde insan kanının pH’ı 7.35-7.45 arasındadır. Bu değer 7.10’un altına düştüğünde bebek kaybedilir. Fetalasidozun ilk bulgusuNST‘nin nonreaktif hale gelmesidir.

 

Fetal Kalp Hareketleri
Normalde miadında bir fetusdabebeğin kalp atım hızı 120-160 atım dakika civarındadır. Ortalama hız ise 140 civarıdır.Bu ortalama hıza bazal atım hızı denir. Bazal atım hızının 2 dakikayı geçmeyen artışlarına akselerasyon düşüşlerine ise deselerasyon adı verilir. Fetal kalp hızı reaktivitesi ise fetal hareket ile birlikte olan akselerasyonlardır. Bu reaktivite 28. Gebelik haftasında belirir. Bu nedenle 28. haftadan önce NST güvenilir değildir.

 

Fetal Solunum Hareketleri
İlkkez 10-14. haftalarda ortaya çıkar.20-21. haftalarda ultrasonda tespit edilebilir.Hareketler ilk zamanlarda düzensizdir fakat Gebelik ilerledikçe düzene girer.Gebelik ilerledikçe solunum hızı azalır ancak bebeğin solunum için harcadığı zaman artar.34-35. haftalarda fetus zamanının %30’unu solunum için harcar ve bunun büyük kısmı yemeklerden 2 saat sonra görülür.Bu nedenle gözlemler yemeklerden 2 saat sonra yapılmalıdır. Bu dönemde 2 solunum hareketi arasında geçen süre 30-35 dakikayı aşmaz.

 

Fetal Gövde hareketleri
Bunlar birçok Gebe tarafından hissedilen hareketlerdir. Bu hareketlerdekibir azalma fetal tehlikenin ilk işareti olabilir. Normal bir Gebelikte 1 saat içinde anne tarafından hissedilen ve edilemeyen hareketlerin toplamı 20-50 civarındadır.Hareketler gceleri biraz daha artar, 24. haftadan sonra ise bir miktar azalır.Fetal solunum hareketleri ile gövde hareketleri arasında ters ilişki vardır. Solunum durduğunda gövde hareketleri artar.

Eğer 12 saat içinde anne tarafından hissedilen en az 10 hareket olmazsa veya 10 hareket için geçen süre 1 hafta öncekinin 2 katıysa anormal olarak kabul edilir ve araştırılması gerekir.Anormal hareket olan vakaların %10’unda ileri tetkik ve teadvi yapılmaz ise %10-30 fetal ölüm olur. fetal hareketler ultrason ile tespit edilir. Fetal hareketlerin gelişimi 16. haftaya kadar tamamlanır. Hareketlerin gelişme sırası şu şekildedir.

  • Genel hareketler
  • Hıçkırma
  • Kol ve bacakların izole hareketleri
  • Kafanın geriye doğru atılması
  • Solunum
  • Gerinme
  • Kafanın öne doğru eğilemesi
  • Çiğneme
  • Yutma

16. haftadan sonra yeni bir hareket gelişmez.

 

Fetal Tonus
7.5-8.5. Gebelik haftalarında gelişir. Oksijen azlığından ve asidozdan en son etkilenen oluşumdur. Fetal tonusun olmaması durumunda bebek kaybı daha sık beklenir.Fetal tonusun tek başına bozuk olması çok fazla anlam ifade etmez. Eğer tonus kaybı ile birlikte NST de non reaktif ise ciddi bir tehlike söz konusudur.

Amniyon Mayii
Amniyon mayiinin miktarıda fetusun durumu hakkında bilgi verebilir. Oksijenin az olduğu durumlarda bebekteki kan akımının yaşamsal organlara yönlendirilmesi sonucu amniyon sıvısını yapan böbrek ve akciğerlere daha az kan gider ve sonuçta amniyon sıvısı azalır.

Plasentanın Durumu
Ultrasonografide plasentanın durumu Gebeliğin gidişatı hakkında bilgi verebilir. Plasentanın yaşlanma belirtileri göstermesi fetusun tehlikede olabileceğini belirtebilir ancak günümüzde plasentanın evrelerdirilmesi çok fazla önem taşımamaktadır.

Biyofizik skorlama
Fetusun solunum hareketleri, fetal hareketler, fetal tonus, amniyon sıvı miktarı ve NST birarada değerlendirilir ve her bir parametre 0-2 arasında skorlanır. Sonuçta biofizik skor ortaya çıkar. Bu 0 ile 10 arasında bir sayıdır. 8 ve üzeri normal olarak kabul edilir. Skor 6 ise test şüpheli, 0-4 arası ise anormal olarak kabul edilir.

Takip
Eğer normal bir skor elde edilir ise testler haftada bir kez tekrarlanır. Diabet ve günaşımında haftada 2 kez test önerilir.

Skor 8-10 Normal izleme devam edililir. Eğer amniyon mayii azalmış ise Gebelik sonlandırılır. Diğer vakalarda haftada bir kez tekrarlanır
Skor 6 4-6 saat sonra skorlama tekrarlanır. Yine 6 çıkar ise 24 saat sonra yeniden yapılır. Yine 6 olması durumunda eğer fetus matür ise Gebelik sonlandırılır.
Skor 4 Bebek 36. haftadan büyük ise Gebelik sonlandırılır. 36 haftadan küçük Gebeliklerde 24 saat sonra tekrarlanır. Gene 4 bulunursa Gebelik sonlandırılır.
Skor 0-2
Sayfamızı Paylaşın