Adres
  • Ordu Bulvarı Cad. No:22/1A
    Genelioğlu Apt Afyonkarahisar

Gebeliğe Dair Her Şey

Gebelikte Yenilecek Yenilmeyecek Gıdalar

Gebelikte midye ve istiridye yenebilir mi?

Midye ve özellikle istiridye ölümle sonuçlanabilecek ciddi besin zehirlenmelerine neden olabilen bakterilere ev sahipliği yapan deniz ürünleridir. Pekçok virus, bakteri ve toksinleri barındırabilirler. Uygun şartlarda saklanmadıklarında bu zararlı mikrop ve toksinler çok hızlı bir şekilde üreyebilirler ve şiddetli besin zehirlenmesine neden olabilirler. Hatta istiridye ve midye hepatit virüsü de taşıyabilmektedir. Gebe olmak bu hastalıklara yakalanma riskinizi arttırmaz ancak zehirlenme ortaya çıktığında kullanılması gereken bazı ileçlar Gebelikte sakıncalı olabilir.

Ayrıca bu kabuklu deniz ürünleri civa ve benzeri çevresel zehirleri fazla miktarda barındırabilirler.

Tüm bu nedenler ile Gebelikte kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmesi güvenli olarak kabul edilmemektedir

 

Gebelikte ton balığı yenebilir mi?

Büyük balıklar içerdikleri yüksek civa miktarları nedeni ile genellikle Gebelikte önerilmemektedir. Ton balığı ise büyük olmasına rağmen genelde düşük civa içeren balıklar sınıfına dahil edilmektedir.

Yüksek oranda Omega 3 içermesi, doymuş yağ oranlarının düşük olması ve yüksek kaliteli proteini nedeni ile deniz ürünleri ve özellikle ton balığı tüketilmesi Gebelikte önerilmektedir. Ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftalık ton balığı tüketiminde sınırlamalar koymuştur.

Ton balığı hazır kutulanmış konserve şeklinde tüketilebileceği gibi bütün eti biftek gibi ızgara şeklinde de yenilebilir. Gebelikte önerdiğimiz konserve ve light olarak adlandırılan yağsız ton balığı tüketilmesidir. Bunda sınır haftada 2 porsiyonun geçilmemesidir.

Tüm Gebelik boyunca haftada 2 seferi geçmemek kaydı ile 80 gramlık kutu light ton balığı yemenizde yarar vardır.

 

Gebelikte sukraloz (Splenda) kullanılabilir mi?

Son zamanlarda şekerden üretilen ve kalori içermeyen bir tatlandırıcı olan sukraloz (sucralose) kullanımı tüm dünyada giderek artmaktadır. Piyasada splenda ticari adı ile satılan bu ürün hamur işlerinde, alkol içermeyen içeceklerde, sakızlarda, kahve çay gibi sıcak içeceklerde, meyve suyu ve şuruplarda sıkça kullanılmaktadır.

Sukraloz herhangi bir kalori içermez ve kan şeker düzeyini etkilemez.

Sukraloz şeker içindeki klor, oksijen ve hidrojen diziliminin değiştirilmesi ile elde edilir. Fazladan eklenen klor atomları şeker molekülünün inaktive olmasına neden olaak vücuttan sindirilmeden atılmasını sağlar.Bu nednele kalorisizdir. Bir başka deyişle vücut bu molekülü şeker ya da karbonhidrat olarak algılayamaz ve bu nedenle kan şekeri ve insülin düzeyleri etkilenmez. Bu özelliği nedeni ile sukraloz şeker hastaları tarafından da güvenle kullanılabilir.

Sukralozun Gebelikte kullanımı ile ilgili olarak Gebe kadın ya da karnında gelişmekte olan bebeği üzerinde herhangi olumsuz bir etki olduğunu gösteren hiçbir bilimsel çalışma yoktur. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) sukralozun Gebelikte güvenli olduğunu deklare etmiş ve Gebelikte kullanımına onay vermiştir.

Benzer şekilde Amerikan Bilim ve Sağlık Konseyi’de daha önceden var olan inanışın aksine sukralozun anne karnındaki bebek için zararlı olabileceğini gösteren hiçbir bilimsel veri olmadığını belirtmektedir. Bazı internet sitelerinde iddia edilen sukrolozun düşüğe neden olabileceği ya da üreme potansiyelini azaltabileceği yününde de hiçbir bulgu yoktur ve bu iddialar spekülasyondan ileri gidememiştir.

2000 yılında tavşanlar üzerinde yapılan bir araştırmada Gebe hayvanlara tam organ oluşumunun olduğu dönemde değişik dozlarda sukraloz verilmiş ve hiç bir anomali yapıcı etkisinin olmadığı gösterilmiştir.

Ocak 2010 yılında yayınlanan bir başka makalede de anne karnındayken tekrarlayan dozlarda sukraloza maruz kalınmasının sinirler üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı gösterilmiş ve güvenli olduğu teyit edilmiştir.

Gebeler ne kadar sukraloz (splenda) tüketebilir?
Resmi sağlık otoriteleri tarafından belirlenen sukrolozun günlük güvenli sınırı vücut ağırlığının kilosu başına 5 miligramdır.Yani 50 kilo olan bir kişi için günlük toplam 250 mg sukraloz alımı güvenlidir. Sukroloz tüketiminin herhangi bir zararı olmasa da Gebeliğiniz sırasında kullanımını sınırlamanız yararııza olacaktır. Bunun nedeni sukrolozun hiçbir besin değerinin olmamasıdır. Bebeğiniz ve kendi sağlığınız açısından meyve ve sebze gibi besin değeri yüksek yiyecekleri tüketmeniz çok daha uygundur. Azı karar çoğu zarar felsefesi sukraloz için de geçerlidir.

Her Gebe kadının tüketmesinde yarar olan 4 yiyecek

Bebek bekleyen hemen her kadının önemli endişelerinden biri neyi ne kadar ve ne sıklıkta yemesi gerektiğidir. Ne yazık ki böyle mucizevi bir diyet reçetesi yok. Temel prensip tüm sağlıklı bireylerin olması gerektiği gibi bebek bekleyen anne adaylarının da dengeli bir şekilde beslenmesi, protein, karbonhidrat, yağ ile mineralleri yeterli bir şekilde alması. Bu amaca ulaşmak için Gebeliğiniz sırasında her besin grubundan yeterli miktarda tüketmeniz gerekir. Çok sevilmeyen ya da tercih edilmeyen ancak Gebelik sırasında tüketilmesinin yararlarını hatırlatmak istediğim 4 besin maddesi var.

1) Avokado.
Son zamanlarda tezgahlarda ve sofralarda giderek daha sık görülse de ülkemizde pek sevilmeyen ve yeteri kadar tüketilmeyen bu meyve aslında oldukça zengin besin değerlerine sahip. Kremsi dokusunun içindeki omega 3 yağ asitleri bebeğinizin beyin ve göz gelişimine destek olur. Bu yağ asitleri aynı zamanda sizin için de kalp dostu olmaları açısından önemli.
Eğer avokado sevmiyor ve tüketmiyorsanız yumuşak bir avokadoyu çatal ile ezip püre haline getirdikten sonra bir dilim kızarmış tam tahıl ekmeğinin üzerine sürerek yemeyi deneyin.

2) Somon.
Somon da avokado gibi tüketimi son dönemlerde giderek artan bir balık. Tıpkı avokado gibi çok besleyici omega 3 yağ asitleri içeren bu balığı Gebeliğiniz sırasında mutlaka düzenli olarak tüketmelisiniz.

3)Pazı.
Önemi giderek daha iyi anlaşılan bu yeşil ot yakın zamanda ıspanak ve kara lahananın tahtını sarsacak gibi görünüyor. Bu koyu yeşil renkli bitki A, C ve K vitaminleri açısından çok zengin. Ayrıca çok iyi bir folik asit kaynağı. Bu nedenle Gebelikten önce ve Gebeliğin erken dönemlerine tüketilmesi yararlı. Ayrıca kalsiyum içeriği de hem sizin hem de karnınızda büyüyen bebeğinizin gereksinimi karşılamaya oldukça yardımcı.

4) Yumurta.
Aslında yumurtayı bu tür listelere eklemeye bile gerek yok. En temel protein kaynağı olan yumurta aynı zamanda içerdiği vitaminler ve mineraller açsından da son derece önemli ve olmazsa olmaz bir besin maddesi Haşlanmış, çırpılmış, yağda, fırında ya da çilbir şeklinde nasıl olursa olsun tüketilmesinde yarar olan yumurta ile ilgili en önemli nokta çok iyi pişmesi gerektiği

 

Gebelikte mikrodalga fırın kullanımı güvenli midir?

Yaşadığımız dünya son yüzyıl içerisinde, hatta bu son yüzyılın belkide son 50 yılında inanılmaz bir teknolojik değişime sahne oldu.
Bundan çok değil 50-60 yıl önce adını bile bilmediğimiz cihazlar bugün olmazsa olmazlarımız arasında.

Bunlardan bir tanesi de bazılarının karşı çıkmasına rağmen özellikle batı dünyasında ve bizim ülkemizde de pek çok mutfakta yerini alan mikrodalga fırınlar.

İkinci Dünya Savaşı sırasında mikrodalga ile çalışan radar üreten bir firmanın bir teknisyeninin radar aktifken cebindeki şekerin eridiğini fark etmesiyle hayatımıza giren bu teknolojik araç özellikle çalışan kadınların hayatını oldukça kolaylaştırıyor.

Mikrodalga fırınlar ionize yani genetik yapıyı değiştirme potansiyeline sahip radyasyon üretmezler. Çalışma prensipleri maddenin içersindeki su moleküllerini titreştirerek ısı üretmek ve bu ısı ile yiyeceği ısıtmak ya da pişirmek şeklindedir.

Taze sebze gibi su içeriği yüksek olan maddeler bu nedenle çok daha çabuk ısınır ya da pişerler.

Mikrodalgada ısıtılan yiyeceğin moleküler yapısı değişmediğinden radyoaktivite yoktur bu nedenle hem Gebeler hem de Gebe olmayanlar güvenle bu gıdaları tüketebilirler.

Gebelik sırasında ya da normal yaşamda mikrodalga fırın kullanılırken şu hususlara dikkat etmek gerekir:

1) Mikrodalga fırınlarla ilgili en önemli sorun yiyeceklerin homojen bir şekilde ısınmamasıdır. Bu nedenle bir kısmı çok sıcakken bir kısmı soğuk olabilir. Mikrodalgadan yiyeceği çıkartıp yerken buna çok dikkat etmek gerekir.

2) Mikrodalga fırın kullanırken üreticinin önerilerine mutlaka uyulmalıdır. Kapısı ya da çevresi kırık veya hasarlı fırınlar asla kullanılmamalıdır.

3) Mutlaka mikrodalga için üretilmiş ya da mikrodalgada kullanılması uygun kap kacak tercih edilmelidir.

4) Çok nadir olmakla beraber bazı mikrodalga fırınlar kapağı açıldığında durmazlar. Bu nedenle fırının çalışmasının durduğundan emin olunmadan kapak açılmamalıdır.

5) Bugüne kadar gösterilmiş herhangi bir etkisi olmamakla birlikte mikrodalga fırın çalışırken 5 cm’den daha fazla yaklaşılmaması önerilir.

Sonuç olarak Gebe kadınların kullanım kurallarına uydukları sürece mikrodalga fırında yemek ısıtmalarında ve bu şekilde ısıtılmış yiyecekleri tüketmelerinde bugüne kadar gösterilmiş hiçbir sakınca yoktur.

Sayfamızı Paylaşın